PSORİASİS (SEDEF HASTALIĞI) NEDİR?

Yayınlama: 04.04.2026 22:03
A+
A-
PROF. DR. BURHAN ENGİN KİMDİR? 1973 yılında Malatya’da doğdu. 1992 – 1998 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversiteye bağlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Deri ve Zührevi Hastalıkları alanında uzman ünvanını aldı. Tıpta Uzmanlık tezini "% 0.1 8-MOP içeren Jel İle Topikal PUVA Tedavisinin Palmoplantar Dermatozlardaki Etkinliği" olarak Şubat 2002’de yaptı. 2006-2009 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi’nde Yardımcı Doçent olarak çalıştı. 2009 yılında Cerrahpaşa Deri ve Zührevi Hastalıklar Bölümünde çalışmalarına başlayan Dr Burhan Engin aynı ünitede 2011’de Doçent, 2016’da Profesör ünvanını aldı. Halen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar bölümünde çalışmalarına devam etmektedir. Yazar birçok yurt içi ve yurt dışı projelerde araştırmacı olarak yer almış, ulusal ve uluslararası endekslere giren 100’den fazla makale yayımlamıştır. Psoriasis, Ürtiker, Saç Hastalıkları, Deri Lenfomaları, Lazerler ilgi duyduğu alanlardır. İyi derecede İngilizce biliyor.

PSORİASİS (SEDEF HASTALIĞI) NEDİR?

Psoriasis (sedef hastalığı), deride kırmızı-pembe renkli, üzerinde sedef renginde kepeklenmeler
bulunan plaklar ile karakterize, eklem ve tırnak bulgularına da yol açabilen, kronik bir hastalıktır.
Dünya genelinde %1-3 oranında görülür. Herhangi bir yaşta başlayabilmekle birlikte, sıklıkla 15-30
yaşları arasında başlar.

PSORİASİS NEDENLERİ
Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik olarak yatkın bireylerde yaşamın herhangi bir
döneminde tetikleyici faktörlere maruz kalma sonrasında ortaya çıktığı düşünülmektedir. Fiziksel ve
ruhsal travma, enfeksiyonlar, iklim ve mevsimsel değişiklikler, bazı ilaçlar, sigara kullanımı tetikleyici
faktörlerin başlıcalarıdır.

PSORİASİSİN BELİRTİLERİ
Hastaığın farklı klinik görünümleri vardır:
Psoriasis Vulgaris: Hastalığın en sık görülen formudur. Deride oval veya yuvarlak, keskin sınırlı, kırmızı-
pembe, üzeri sedef renkli kepekler ile kaplı plaklar bulunur. En sık diz, dirsek, saçlı deri ve belin alt
bölümünde yerleşir.

Palmoplantar Psoriasis: El içi ve ayak tabanlarında kızarıklık ve yoğun kepeklenmeler görülür. Psoriasis
vulgaris ile birlikte veya tek başına görülebilir.
Guttat Psoriasis: Genellikle çocuklarda, üst solunum yolu enfeksiyonu veya viral enfeksiyonları takiben
ortaya çıkar. Deride damla şeklinde, pembe-kırmızı, deriden kabarık, üzerinde pullanmaların
bulunduğu döküntüler görülür.
İnvers Psoriasis: Vücudun kıvrım bölgelerinde, canlı kırmızı plaklar şeklinde görülür.
Püstüler Psoriasis: Yaygın veya vücudun belirli bir bölgesine yerleşen, kızarık, sivilce benzeri
döküntüler görülür.
Eritrodermik Psoriasis: Hastalığın, vücudun %80’inden fazlasını kaplamasıdır.
Psoriatik Artrit: Genellikle 40 yaşlarında görülür. En sık el eklemleri etkilenir. Eklemlerde ağrı, kızarıklık
ve şişlik gözlenir.
Tırnak Psoriasisi: Tırnak yüzeyinde toplu iğne başı büyüklüğünde çukurcuklar, tırnağın yatağından
ayrılması, tırnak altında sarımsı renk değişikliği, tırnak kaybı ve tırnak altındaki deride kalınlaşma
görülebilir.

PSORİASİS TANISI
Hastalığın özel bir laboratuvar bulgusu yoktur. Tanı genellikle klinik görünüm ile konur. Gerekli
durumlarda deri biyopsisi yapılarak tanı kesinleştirilebilir.

PSORİASİS TEDAVİSİ
Psoriasisin kalıcı tedavisi yoktur. Tedavide amaç hastalığı kontrol altında tutmak ve uzun süreli iyilik
dönemleri sağlamaktır. Az sayıda lezyon olduğunda genellikle yerel tedaviler yeterlidir. Yaygın
psoriasis hastalarında sistemik tedaviler tercih edilir.
Yerel Tedavi:
1-Yerel Kortikosteroidler: Psoriasis tedavisinde en sık kullanılan ilaçlardır. Lezyonlardaki kızarıklık ve
kepeklenmeyi azaltır ve kaşıntıyı giderirler. Uzun süreli kullanımda deride incelme yaparlar. Özellikle
yüz, kıvrım bölgeleri gibi derinin ince olduğu bölgelerde dikkatli kullanılmalıdır.
2-Keratolitikler: Deri yüzeyindeki kepekleri uzaklaştırarak diğer ilaçların etkinliğini arttırırlar.
3-Yerel kalsinörin inhibitörleri: Bu amaçla Takrolimus ve Pimekrolimus kullanılır. Kortikosteroidler gibi
deride incelme yapmazlar. Uzun dönem kullanımda lenfoma riskini arttırabilirler.
4-Diğer Yerel Tedavi Ajanları: Katran, Antralin, Kalsipotriol
5-Lokal fototerapi: Özellikle el-ayak psoriasisinde tercih edilir. Haftada 2 veya 3 seans olacak şekilde
hastalıktan etkilenmiş bölgelere ultraviyole ışınları verilir.

Sistemik Tedavi:
1-Metotreksat: Yaygın psoriasiste en sık kullanılan ilaçtır. Haftada bir gün olacak şekilde iğne veya hap
şeklinde kullanılır. En sık yan etkisi bulantı-kusmadır. Karaciğer enzimlerinde yükselme yapabilir; bu
yüzden belli aralıklarla kan tetkiki yapılmalıdır.
2-Siklosporin: Hızlı etki gösteren bir ilaçtır. Bu ilaç böbrek fonksiyonlarında bozukluk ve tansiyon
yüksekliğine sebep olabilir. Kullanım boyunca belli aralıklarla kan tetkiki ve tansiyon ölçümü
yapılmalıdır.
3-Asitretin: Tek başına veya diğer tedavilerle birlikte kullanılabilir. Gebelikte kullanımı bebeğe zarar
vereceğinden, tedavi boyunca ve sonraki 2 yıl gebelikten korunulmalıdır. Karaciğer fonksiyonlarında
bozukluk ve kan yağlarında yükseklik yapabilir.
4-Biyolojik Ajanlar (Adalimumab, Etanersept, İnfliksimab, Ustekinumab): Psoriasis için özel geliştirilen
ilaçlardır. Üç hekim raporu gerektiği için genellikle Fakülte Hastanelerinden yazılır.
Fototerapi: UVB, dar bant UVB, PUVA şeklinde uygulanabilir. Haftada 2 veya 3 seans olacak şekilde
uygulanır.

PSORİASİSİN SEYRİ: Psoriasis, alevlenme ve iyileşme dönemleri ile seyreden kronik bir hastalıktır. 40
yaşın altında başlayan tip 1 psoriasis daha şiddetli iken, 40 yaş sonrası başlayan tip 2 psoriasis
hastalarında hastalığın seyri daha iyidir.

PROF. DR. BURHAN ENGİN
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Deri ve Zührevi Hastalıkları AD

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.