Atopik dermatit, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan, deride kuruluk ve
şiddetli kaşıntı ile seyreden, kronik, tekrarlayıcı bir deri hastalığıdır. Çocukluk yaş grubunda %10-20
oranında, yetişkinlerde ise %1-3 oranında görülür. Anne veya babasında atopik dermatit veya başka bir
allerjik hastalığı olanlarda görülme ihtimali daha fazladır. Hastalarda allerjik rinit, astım gibi solunum
yolu hastalıklarına yatkınlık vardır.
ATOPİK DERMATİT NEDENLERİ
Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik olarak yatkın bireylerde tetikleyici maddelere
temas sonucu ortaya çıkar. Ev tozu akarları, kedi-köpek tüyü, hamam böceği, polenler, küf mantarları,
bu tetikleyici maddelerin başlıcalarıdır. Ayrıca bazı ilaçlar, iklim özellikleri, deterjan-dezenfektan gibi
deriyi tahriş eden maddeler ve emosyonel stres de atopik dermatit şiddetini arttırmaktadır.
ATOPİK DERMATİT BELİRTİLERİ
Hastalık 3 evreye ayrılır: Bebeklik, çocukluk çağı ve erişkin formu.
Bebeklik Dönemi: Bebeklerde özellikle yanak, alın, saçlı deri ile kol ve bacakların dış yüzlerinde
kaşıntılı, kızarık, bazen sulantılı lezyonlar şeklinde görülür. Hastalık 1,5-2 yaşlarında iyileşir veya
çocukluk döneminde devam eder.
Çocukluk Dönemi: Bu dönemde lezyonlarda kaşıntı ve sulantı azalır; döküntüler daha kuru, kırmızı-
kahverengi kepekli bir şekil alır ve deri kalınlaşması görülür. Lezyonlar genellikle el, ayak, el-ayak
bilekleri ve diz-dirsek çukuruna yerleşir. Hastalık 10-12 yaşlarında kaybolur veya ergenlik dönemi ve
yetişkin dönemde devam eder.
Erişkin Dönemi: Bu dönemde özellikle diz-dirsek çukuru gibi katlantı bölgelerinde, yüz, boyun, kol,
bacak ve el sırtında kalınlaşmış plaklar görülür. Kaşıntı çok şiddetlidir.
ATOPİK DERMATİT TANISI
Atopik dermatit tanısında hastanın öykü ve fizik muayenesinde birçok bulgunun bir arada olması
önemlidir. Hastalığın özel bir laboratuvar testi yoktur. Gerekli durumlarda allerji testleri yapılarak
tetikleyici faktörler belirlenir.
ATOPİK DERMATİT TEDAVİSİ
Atopik dermatitin kalıcı tedavisi yoktur. Tedavide amaç tetikleyici faktörlerin azaltılması, derinin
nemlendirilmesi ve kaşıntının giderilmesidir. Tedavi seçimi hastalığın şiddetine, lezyonların
yerleşimine göre değişmektedir.
Koruyucu Tedavi: Tedavinin en önemli basamağı, hastalığı tetikleyen faktörlerin belirlenmesi ve
bunlardan korunmadır. Sentetik ve yünden yapılmış giysiler, sabun, şampuan, deterjanlar, hava
kaynaklı allerjenler (ev tozu, hayvan tüyleri, polenler) ile temas mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Deri
kuruluğunun önlenmesi ve bariyer fonksiyonunun korunması amacıyla devamlı olarak nemlendiriciler
kullanılmalıdır. Nemlendiriciler gün içinde birkaç kez ve özellikle banyodan hemen sonra
uygulanmalıdır.
Yerel Tedavi: Çoğu hastada yerel tedavi, hastalığın kontrol altına alınmasında yeterli olur.
Yerel Kortikosteroidler: Hastalığın alevlenme dönemlerinde ilk seçenek tedavidir. Derideki
kaşıntı ve kızarıklıkları baskılar. Kortikosteroidlerin deride uzun süreli kullanımı deriyi
inceltebilir. Özellikle yüz, kıvrım bölgeleri gibi derinin ince olduğu bölgelerde dikkatli
kullanılmalıdır.
Yerel kalsinörin inhibitörleri: Atopik dermatit tedavisinde kullanılan kalsinörin inhibitörleri
Takrolimus ve Pimekrolimus’tur. Kortikosteroidler gibi deride incelme yapmazlar. Uzun dönem
kullanımda lenfoma riskini arttırabilirler.
Sistemik Tedavi: İlerlemiş olgularda akut atakları tedavi etmek ve hastalığı uzun dönemde baskılamak
için sistemik tedaviler kullanılır.
Sistemik Kortikosteroidler: Hastalığın şiddetli olduğu durumlarda genellikle kısa süreli olarak
kullanılır. Hastalık iyileştikçe ilaç dozu doktor tarafından azaltılarak kesilir. İlaç genellikle
aniden kesilmez.
Fototerapi: UVB, dar bant UVB, PUVA şeklinde uygulanır. Tedavi haftada 2 veya 3 seans
şeklindedir.
İmmünosüpresif ajanlar (Siklosporin, Metotreksat, Azatiyoprin, Mikofenolat mofetil) ve
Biyolojik ajanlar: Diğer tedavilere yanıt alınamayan hastalarda kullanılır. Yan etkileri
nedeniyle belli aralıklarla laboratuar tetkiki ve muayene ile takip gerekir.
Diğer Tedaviler: Kaşıntıyı kontrol altına almak amacıyla sedatif antihistaminikler kullanılır.
Hastalarda kronik kaşımaya bağlı deri bütünlüğünün bozulması, enfeksiyon riskini arttırmaktadır.
Enfeksiyon gelişimi durumunda yerel veya sistemik antibiyotikler kullanılır.
ATOPİK DERMATİT SEYRİ
Atopik dermatit, alevlenme ve iyileşme dönemleri ile seyreden kronik bir hastalıktır. Birçok hasta yaşla
birlikte iyileşme eğilimindedir. Genel olarak çocukluk döneminde atakları ciddi ve uzun seyirli olan
hastaların lezyonları, erişkin yaşta da devam etme eğilimindedir.
PROF. DR. BURHAN ENGİN
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Deri ve Zührevi Hastalıkları AD